İNCİL’İN BOZULMASI
İncildeki ilk tahribatı Yahûdî olan Bolüs
sinsice yaptı. Daha sonra, Yunancaya ve Lâtinceye çevrilirken Putperest
Romalılar ve Yunanlılar kendi inançları doğrultusunda değişiklik yaptılar.
İncil’deki tek Allah inancının üçe çıkarılmasında, Yunanlıların Eflâtun
felsefesinin büyük etkisi oldu.
Ayrıca İncil’in en eski şekli olan İbrânice
nüshası başka dillere yanlış tercümeler ile aktarıldı. Mesela, İbrânicede “Baba”
kelimesi yalnız bir çocuğun kendi babası değil, aynı zamanda “hürmete değer
büyük bir şahsiyet” mânâsına gelmesine rağmen, bu mana verilmedi.
Bunun gibi “Oğul” kelimesi de İbrânicede çok
kereler bir şahsın rütbece ve yaşça kendisinden daha küçük olan, fakat kendisine
son derece bir sevgi ile bağlı bulunduğu bir şahsı tasvir etmek için
kullanılmaktadır. İncildeki, “oğul” kelimesi, “Allah’ın sevgili kulu” mânâsına
gelmesine rağmen bu manada kullanılmadı.
Bütün bunlara rağmen bugünkü İncil’in bile
birçok yerlerinde Allah’ın tek olduğu, Îsâ aleyhisselâmın ise bir “Peygamber”
olarak gönderildiği yazılıdır. Bunların bir kısmı şöyledir:
Markus (12:30): Allahımız tektir. Tesniye
(4:25): Yalnız bir Allah olup, ondan gayrisi yoktur. Îsâ’ya (45:5): Rab benim,
benden gayri ilâh yoktur. Yuhanna (5:3): Îsâ dedi ki, ben kendiliğimden bir şey
edemem, işittiğime (yâni bana verilen vahye) göre hüküm ederim. Kendi irâdemi
(bir şeyi yaptırmak arzusu) değil, ancak beni gönderenin (yâni Allah’ın)
irâdesini ararım.
(Matta 27:57): Îsâ aleyhisselâm onlara;
“Peygamber, kendi vatanından ve evinden gayrı yerlerde de îtibârsız değildir.”
dedi. (Yuhanna 8: 26-27): Beni gönderen Allah’tır. Ben dünyâya ancak O’ndan
işittiklerimi söylerim.
Bütün bu cümleler bugün Hıristiyanların elinde
bulunan İncil’den alınmıştır. Yâni ne kadar değiştirirlerse değiştirsinler, hâlâ
İncil’de muhakkak hakîki İncil’den kalma doğru sözler bulunmaktadır.
Mızrak çuvala sığmıyor. İnsaf sahibi Batılı
ilim adamları da bugünkü İncillerin gerçek İncil ile ilgilerinin olmadığını
bildiriyorlar:
Moody İncil Enstitüsünden Dr. Graham
Scroggie, “İncil, Allah Sözü müdür?” adlı
kitabının 17. sahifesinde diyor ki: “Evet, İncil insan eseridir. Bazı kimseler,
neden olduğunu anlamadığım sebeplerden ötürü, bunu inkâr etmektedirler. İncil,
insanların dimağında teşekkül etmiş, insanlar tarafından insan dili ve insan eli
ile yazılmış ve tamamiyle insan karakteri taşıyan bir eserdir.”
Başka bir din adamı Kenneth Gragg,
Hıristiyan olmasına rağmen, şöyle demektedir: İncil’in Ahd-i Cedîd kısmı, Allah
sözü değildir. Burada doğrudan doğruya insanların anlattıkları hikâyeler,
herhangi bir işin nasıl yapıldığını gören insanların görgü şâhitliği vardır.
Sırf insan sözü olan bu kısımlar Kilise tarafından insanlara Allah sözüymüş gibi
nakledilmektedir.”
Teolog Prof. Geyser:
“İncil’in tamâmı Allah kelâmı değildir.” demektedir.
İncil’de yazılı hususlara, bilhassa,“Allah,
oğul ve rûhülkudüs” gibi üçlü tanrıya inanmayan papalar bile ortaya çıkmıştır.
Bunlardan biri olan Papa Honorius, üçlü
tanrıyı katiyetle reddettiği için ölümünden 48 sene sonra İstanbul’da toplanan
Sinod (Papazlar Heyeti) tarafından resmen lânetlenmiştir (Sene M. 680).
Fransa’da yayınlanan
L’Evenement Du Jeudi dergisinin Temmuz-1993 sayısında da bugünkü İncillerin
sahte olduğu belirtilerek deniliyor ki: “Gerçek İncil’i artık açıklama zamanı
geldi... Ancak, bazı güçler, Hıristiyan ve Yahudi medeniyetlerini kökünden
sarsacağı için gerçek İncil’i açıklamıyorlar.” Zaman zaman yapılan bu ve benzeri
açıklamalar bugünki mevcut incillerin gerçek incil olmadığının delilleridir.
İnciller içinde doğruya en
yakın olanı, “Barnabas” incilidir.