AKINCIDAN AKINCIYA

Kardeşlerim,

Bugün bir varlık belirten, içtimaî her teşekkülün içine vehhabi zihniyetli kimselerin sızdığı inkârı mümkün olmayan bir gerçektir; Birkaç damla pislik, bir bardak temiz suyu kirletebilir. Düşmanlarımız, içimize sızmak isteyen birkaç kişiyi bahane ve istismar edip yüce davamıza zarar verebilirler. İslâmı yaşamadıkları halde bizleri tenkid etmeye yeltenen kimselere fırsat vermemek için çok dikkatli olmalıyız. Dinimizi her türlü menfaatin üstünde tutmayan kimselere fazla yaklaşmamalıyız. Aksine, Ehl-i sünnet itikadına bağlı olup İslâmı mümkün mertebe yaşadığı halde şunun bunun tesirinde kalarak bizden uzak duran kardeşlerimize, dini her şeyin üstünde tuttuğumuzu, siyaseti gaye değil; vasıta olarak kullandığımızı, vehhabi zihniyetli kimselere taviz verilmesini tasvip etmediğimizi, her çeşit sapıklığa karşı olduğumuzu samimiyetle ispat etmeliyiz. Meşrebi veya siyasî düşüncesi bizden ayrı diye müslümân kardeşlerimize sırt çevirmemeliyiz. Sucu bucu diyerek onları küstürmek yerine, onları örnek hareketlerimizle kazanmalıyız. Adam kazanmak asıl gayemiz olmalıdır.

Şahsımızda İslâm davasına zarar vermemeliyiz. «Bir de müslümân geçiniyorlar» gibi suizanna sebep olmamalıyız, örnek hareketlerimizle «işte müslümân dediğin böyle olar.» dedirtmeliyiz. Samimi de olsa örneklik vasfı olmayan kimseleri idareci yapıp dedikodulara sebep olmamalıyız. Müslüman beyaz bir elbise gibidir, üzerindeki ufak bir leke hemen görülür. Dinsizler kendilerinin kapkara olan suratlarını görmezler de bizdeki ufak hataları büyütürler. Bu bakımdan iyi niyetli görünse bile vehhabi meşrepli kimselere taviz vermemeliyiz

    Selâm dosdoğru inananların ve inandığı ile amel eden müslümân kardeşlerimizin üzerine olsun.

Ali İhsan ÖNAL — SİVRİHİSAR