CELÂL YILDIRIM'IN GÖZÜNDEKİ MERTEK

İzmirli abonemiz Ömer Karakaya, güvenilir dediği din adamları ile yaptığı toplantı sonunda Celâl Yıldırım hakkındaki dini tenkidlerimizi gözde çöp aramak diye vasıflandırmıştır. Güvenilir din adamlarının kim olduğunu yazmamış. Biz de yeniden Celâl Yıldırım'ın başka bir kitabındaki büyük hataları göstermek istiyoruz. Bunlar çöp müdür, yoksa mertek midir okuyucularımızın takdirlerine bırakıyoruz.

Elimizde Celâl Yıldırım'ın, Davudoğlu Hoca'nın ifadesiyle Hazret-i müellifin tercüme bir kitabı var. Adı İslâm Hidayeti, müellifi meşhur MEZHEPSİZ İbni Teymiyye, Fakat Mütercim İbni Teymiyye için ŞEYHÜLİSLÂM unvanını rahatça koymuş. Yeri gelince İnşaallah İbni Teymiyye'ye ŞEYHÜLİSLÂM demenin küfür olduğunu kendi kitaplarından nakledeceğiz.

Yıldırım, mezhepsiz İbni Teymiyye için önsözünde şöyle demektedir:

«Kelâm ve fıkıhta emsali az bulunan büyük bir âlimdir. Hanbeli mezhebine sülük etmiş bir müctehid ve müderristir.» (S. 5)

Hem emsali az bulunuyor, hem de Hanbeli mezhebine sülük ediyor. Emsali az bulunan âlimler mutlak müctehid olup kendilerinin mezhebi vardı. İmâm-ı Sevri ve dört büyük imam gibi. Hayrettin Karaman ise İslâm Hukukunda İctihad isimli kitabının 198. sayfasında İbni Teymiyye için MUTLAK MÜCTEHİD tabirini kullanmaktadır. Bu iki ifadeden birisi mutlaka yalandır. Hanbeli ise mutlak müctehid oluşu, mutlak müctehid ise Hanbeli oluşu yalandır. Ö. Nasuhi Bilmen'in Kamusunun 417. sayfasında BAZI MES'ELELERDE CUMHURA MUHALEFET ettiği kaydedilmiştir. 418. sayfasında ise şöyle bir ifade vardır:

«Filhakika İbni Teymiyye, bir cerbezei ilmiyye kabilinden olarak bazı itikadı ve amelî mes'elelerde eazimi müctehidine muhalefet etmiş, bu hususta hakka isabet edememiş olduğu müteaddit âlimlerin tenkitleriyle, mütalaalarıyla sabit bulunmuştur. (S. 418)

Bu ifadelerden anlaşıldığına   göre İbni Teymiyye, cumhur-u ulemaya, en büyük dört imama hem itikad ve hem de amel yönünden muhalefet ettiğine göre belli bir hak mezhepte bulunmadığı açığa çıkmıştır. Karaman bu yüzden ona müntesip bir müctehid demiyor, belli bir mezhebi olmadığı için MUTLAK MÜCTEHİD diyor. Celâl Yıldırım'a göre daha az hatalıdır. Bilindiği gibi mutlak müctehidlerin mezhebi kendi mezhepleridir. Dört hak mezhebin çıkışından sonra belli bir hak mezhebe bağlanmayan kimseye MEZHEPSİZ denir.

Bu ümmetin âlimlerinin dalâlet üzerinde ittifak edemiyecekleri Hadis-i şerifle sabittir. İtikadda ayrılık küfürdür. İbni Teymiyye İtikadda da Ehl-i sünnet âlimlerinden ayrılmıştır. Ömer Nasuhi Bilmen'in KAMUS'unda bile İbni Teymiyye mezhepsizinin, mücessimeden olduğu, arşın nev'an kıdemine kani bulunduğu zikredilmiştir. Arşın kıdemine kani bulunmak iman mıdır, küfür müdür?

Hakkı inkâr etmek haksızlıktır. İbni Teymiyye gerçekten Ehl-i sünnet âlimlerinin de bildirdiğine göre ilmi çok fazla idi. Makbul olan ilmin çokluğu değil doğruluğudur. Artık böyle bir sapığa imam demek, Şeyhülislâm demek, yani sözü dinde senet demek ne büyük bir hatadır. İbni Teymiyye yine İcmaya aykırı olarak bir anda verilen üç talakı bir talak kabul etmiştir. Hiç müctehid İCMA'ya karşı gelir mi?

Yıldırım, İbni Teymiyye'nin türbe ve kabirlerden medet umanları ikaz ettiğini bildirmektedir. (S. 5) Mezhepsiz İbni Teymiyye kabirlerin ziyaretine bile muhaliftir. Halbuki kabirleri ziyaret sünnettir, ruhlarından istifade ise caiz ve lâzım olduğu muteber kitaplarda bildirilmiştir. Yıldırım, İbni Teymiyyenin bu hareketini sanki marifetmiş gibi nakletmiştir.

Yıldırım, İbni Teymiyyenin ilmini bazı Ehl-i sünnet âlimlerinin kıskandığını iddia etmektedir. (S. 6) Halbuki hiç bir Ehl-i sünnet âlimi diğerinin ilmini kıskanmamıştır. Ehl-i sünnet âlimleri birbirlerini methede methede gelmişlerdir. İbni Teymiyye gibi sapıkları tenkid etmek ilmini kıskanmak mıdır? Ehl-i sünnet âlimleri niye dört büyük imamın ilmini kıskanmamış da mezhepsizin ilmini kıskanmıştır?

Celâl Yıldırım, nihayet İbni Teymiyye için şöyle demektedir:

«Bununla beraber bir insan olarak bazı hataları da yok değildir.» (S. 6)

Bu bazı hatalar neymiş? Gözünde çöp müdür, mertek midir? Arşın kıdemine kani olmak gibi küfür olan bir hata rastgele basit bir hata mıdır? Cumhura karşı gelmesi affedilir bir hata mıdır? Sonra İbni Teymiyyenin hata ettiğini biz nereden bilelim. Yıldırım İbni Teymiyyenin hatası var dese, biz de yok desek hiç senet olur mu? Ölçümüz Ehl-i sünnet âlimlerinin ictihadları değil midir? Sonra İbni Teymiyyeninki ictihadî bir hata mıdır? Eğer öyle ise ictihad ictihadla nakzolunmaz ve İbni Teymiyyenin hata ettiğini hiç kimse kati olarak söyleyemez. Celâl Yıldırım kim oluyor da İbni Teymiyyenin hatasını söylüyor? Onun hatasını söyleyen âlimler onun sapık olduğunu da isbat etmişlerdir.

Celâl Yıldırım, önsözüne, Eshâb-ı Kiram düşmanlığını ve mezhepsizliğini isbat ettiğimiz İbni Teymiyye meddahı Mevdudî'den de nakil yapmış. Sanki mezhepsizin sözü senetmiş gibi «BÜYÜK İSLÂM ÂLİMİ Ebulalâ el Mevdudî» diyor. (S. 6)

Önsözde Büyük Mezhepsiz Mevdudî, İbni Teymiyye'yi överek şöyle diyor:

«İslâm itikadı ve hükümlerini müdafaa babında, İmâm-ı Gazali tarafından ortaya konulanlardan daha rasyonel ve İslâm ruhuna çok daha uygun son derece kuvvetli deliller sağladı. İmâm-ı Gazâlî'nin muhakeme şekli aşırı rasyonel temayüllerin zararlı tesirlerine maruz bulunmaktaydı. (S. 8)

Ne yapmış İbni Teymiyye? İtikad hakkında İmâm Gazâli'den daha rasyonel, İslâm ruhuna daha uygun deliller sağlayıp hükümler koymuş. İmâm-ı Gazâli'ninki ise aşırı rasyonel temayüllerin zararlı tesirlerine maruz bulunmaktaymış. Bu ifadelerden sadece İmâm-ı Gazâliye olan düşmanlığını sergilediği sanılmasın. İtikadı İbni Teymiyye'nin bildirdiği şekilde öğrenip tatbik edeceksin, İmâm-ı Gazali gibi öğrenirsen sapıtırsın. Doğru itikada sahip olmak lâzım. Bunu nereden öğreneceğiz. İslâm itikadını dosdoğru bildirenlerden. Kim bildirmiş, yalnız İbni Teymiyye. İşte Büyük Mezhepsiz Mevdudî şöyle diyor:

«İslâm itikad ve hükümlerine doğru bir perspektiften bakarak hakikî mukayese ile izah işini müstesna bir şekilde başarmak ANCAK İbni Teymiyye'ye nasip oldu.» (S. 9)

Görüldüğü gibi ANCAK İbni Teymiyye İslâm itikadını doğru olarak izah etmiştir. Ancak İbni Teymiyye doğru olarak izah ettiğine göre diğer bütün imamlar yanlış izah etmişler demektir. İbni Teymiyye gibi Arşın kıdemine inanırsan, Allahü teâlâyı cisim olarak bildiren doğru bir itikada sahip olacakmışsın. Hâşâ sümme hâşâ... Bunu anlatan mezhepsiz Mevdudî BÜYÜK İSLÂM ÂLİMİ olarak tanıtılıyor. Bu sapık fikirler de delil gibi kitaba alınıyor. Ehl-i Sünnet itikadından zerre kadar ayrılan küfre düşmüştür. İbni Teymiyye gibi inanmazsak kâfir olur muyuz sayın Hazret-i Mütercim? İtikad iman mes'elesidir. Gözde çöp değil, hattâ mertek değil, ölüm kalım mes'elesidir. Bu gün Ehl-i sünnet itikadından ayrılan küfre düşmüştür. Ehl-i sünnet âlimleri böyle buyurmaktadır. Bugün sapık fırkaların itikadı gibi aynen inanan olmadığı için böyle buyurulmuştur. Eskiden Ehl-i sünnetten ayrı itikada sahip olan sapık fırkaların küfrüne fetva verilmemiştir. Bugün o sapık fırkalar tam olarak bulunmadığı için, yani Ehl-i sünnetten ayrılan tam olarak herhangi bir sapık fırkaya da dahil olmadığı için küfrüne fetva vermişlerdir. Bir mutezile sapıksa da kâfir denmezdi. Bugün mutezile itikadında kimse bulunmadığı için, biraz o sapık fırkadan biraz şu sapık fırkadan itikada sahip olduğu için böyle kimselerin küfrüne fetva verilmiştir. İnanılacak tek itikad Ehl-i sünnet velcemaat itikadıdır. Bugün İmâm-ı Maturidi ve İmam-ı Eş'ariden başka türlü inanan kimsenin itikadı küfürdür. Hal böyle iken Mezhepsiz Mevdudî vasıtasıyle, Celâl Yıldırım'ın reklamıyla İbni Teymiyye'nin doğru itikadı çıkarıldı başımıza.

Mezhepsiz Mevdudî, Celâl Yıldırım'ın iktibas ettiği kitapta İmâm-ı Gazali hazretlerinin noksanlarını şöyle sıralıyor:

1 - Hadîs ilmindeki eksikliği,

2 - Rasyonel ilim tesirinin zihnini çok fazla meşgul etmesi,

3 - Tasavvufa gösterdiği lüzumundan fazla temayül.

Bu gizli tehlikelerden kaçınarak, İmam-ı Gazâli'nin meydana getirdiği şaheseri ileriye götürmek, yani İslâmın fikir ve ahlâk ruhunu ihya ve İslâmî sistemdeki bütün yenilik icatlarını ve tortuları temizlemek işi İbni Teymiyye'ye nasip oldu. (İ. İhya Hareketleri S. 64)

Görüldüğü gibi alçak mezhepsiz Mevdudî İmâm-ı Gazali hazretlerini böyle kötülemekte, İbni Teymiyye sapığını da böyle övmektedir.

Kitabın sonuna altın yüzüğe cevaz veren ünlü İbni Teymiyyeci Prof. Kâmil Miras'tan sonsöz mahiyetinde bir yazı ilâve edilmiş, selefi meşrepli bu sapık tarafından da İbni Teymiyye anormal şekilde övülmüştür. Kâmil Miras şöyle demektedir.

«Ne gariptir ki, aradan iki buçuk asır kadar bir zaman geçtikten sonra İbni Haceri Heytemî gelmiş, ihtiras saikasıyle, İbnî Teymiyye'ye ŞEYHÜLİSLÂM denilmesinin küfrü mucip olduğunu ilân etmiştir. (S. 195)

İbni Haceri Heytemi (Mekki) hazretleri dinde sözü senet bir Ehl-i sünnet âlimidir. Ona ihtiras sahibi diye hücum edenler kendi yüzkaralarını teşhir eden mezhepsizlerdir. İbni Teymiyyenin, Mezhepsiz Mevdudî'nin İbni Teymiyyeci Kâmil Miras'ın bu sapık fikirlerini neşreden Celâl Yıldınm'ın bu hareketini tenkid etmek gözde çöp aramak olarak vasıflandınlabilir mi?