İSLAMCI OLMAK
Vaaz ve hutbelerde ekseriya duyarız. Geçenlerde göbekli bir hocanın namaz aleyhindeki sözlerine çok üzüldüm. Kaval dinlenir gibi dinlenen konuşmada ilerici vaiz diyor ki:
«Sadece yatıp kalkmakla müslümanlık olmaz. İslamcı olmak, çok çalışmak, İslâmı her tarafa yaymak lâzımdır.»
Bu sözde ne var diyen çıkabilir. Zaten çıkan olmasa vaiz denilen o göbekli böyle konuşamaz.
Namaz, büyük bir ibadettir. Hakkında «Dinin direği» gibi hadîs-i şerifler varit olmuştur. Kur'ân-ı Kerîm'de dosdoğru kılındığı takdirde, namazın her türlü kötülükten, fuhşiyattan men edeceği bildirilmiştir. Dosdoğru namaz kılan kimse çalışmanın ve dinimizi yaymanın ehemmiyetini bilir ve gücü yettiği nisbette gereğini yapar. Dinimizi yaymaya gayret etmemek ve çalışmamak kötü bir harekettir. Dosdoğru kılınan namaz ise, insanı her türlü kötülükten alıkor. O halde «Sadece namaz kılmakla müslümanlık» olmaz demek en azından edepsizliktir. Hele biraz da alay mahiyetinde «Sadece yatıp kalkmakla olmaz» demek edepsizliğin daniskasıdır. Hele böyle sözlerin cami gibi mübarek yerlerde söylenmesi daha vahimdir. Bütün bu hatalar nakil esas alınmadığı için yapılmaktadır.
Gönül isterdi ki her hoca şöyle demelidir:
«Gerçek müslümanlık dosdoğru namaz kılmakla olur.»
Veya bu ifade şöyle de söylenebilir:
«Dosdoğru namaz kılabilen kimse kâmil bir müslümandır.»
İslâmın sosyal strüktürünü bırakıp da cemaata NAMAZ anlatılabilse kâfidir. Her şey namazla kaimdir. Namazı yatıp kalkmak zannedenler bu işi nereden bilsin. İnsanın ve insanlığın kurtuluşu dosdoğru namaz kılmaya bağlıdır.
Göbeklinin yukarıda yazdığımız sözünün, millî şairin Kur'ân-ı kerîm hakkındaki şiiri ile benzer tarafları vardır. Şair ne diyordu:
«Kur'ân inmemiştir, ne fal bakmak için, ne de mezarlıkta okunmak için.»
Ne demek bu? Evet Kur'ân-ı kerîm fal bakmak için inmemiştir ama, mezarlıkta da okunur, orada da okunması için inmiştir. Mezarlıkta okunmaz fikri, vehhâbi Mısır Müftüsü mason Abduh'a aittir. Millî şairimiz de o kadar İslâm alimi tükenmiş gibi «Abduh gibi inkılâp istiyorum» diyecek kadar ileri gitmiştir. Millî şairin kimin tesirinde kaldığı bizi ilgilendirmez. Ancak sapık şiirleri camilerimizde adetâ delil gibi benimsenerek okunmaktadır. Bu bakımdan camilerimizde böyle şiirlerin okunmamasını şuurlu hocalarımızdan istirham ediyoruz. Halkı heyecanlandırmak için dinimize aykırı şiire lüzum var mıdır?
Birkaç senedir İSLAMCI diye bir tâbir uyduruldu. Dinimizde böyle bir tâbir yoktur. Bugüne kadar hiç bir din âlimi islamcı tabirini kullanmamıştır. Maalesef bu tabiri mezhepsizliğe karşı olan müslüman yazarlar da kullanmaktadır. İslamcı gazete, İslamcı yazar, İslamcı, gençlik gibi her yerde kullanılmaktadır. Kanaatime göre bir kısmı bu İslamcı tabiri ŞERİATÇI manasına kullanmaktadır. Şeriatçıyım demek suç olabilir diye İslamcıyım diyorlar. Şeriat, Cenâb-ı Hakkın emir ve nehiylerinin tamamına denildiğine göre müslüman olmak şeriatçı olmak demektir. Bu mana da İslamcı olan, şeriatçı olan kimseye müslüman denir. Müslümanı beğenmeyip de İslamcı diye bir tabiri uydurmanın manası nedir.
İslâmcı tabiri bir de mezhepsizler tarafından mezhepsizlik manasına kullanılmaktadır. Meselâ Çorumun mezhepsizi «Mezhepçi değil, İslamcı olmak lâzımdır.» diyor. Bu mezhepsize göre bir hak mezhebe mensup olmak, onunla amel etmek mezhepçi olmak demektir, mezhepçi olmak da İslamcı olmak demek değildir, İslâmcı olmak bir hak mezhebe bağlanmamak demektir ki mezhepsizliktir. Hiç bir İslâm âliminin kullanmadığı ve dinimize aykırı manalar ihtiva eden bu tabirin kullanılmamasını şuurlu müslümanlardan rica ediyoruz.