MEHMET BİLGİÇ

Almanya'dan gönderilen bantta Mehmet Bilgiç isimli birisinin îmanla ilgili bir konuşması var. Mehmet Bilgiç konuşmasında Peygamber aleyhisselâmın mübarek dişinin şehit edilmesini duyan bir müslümanın sevgisini isbat için dişlerinin tamamını söktürdüğünü anlatarak diyor ki:

«Aman müslümanlar, size diş söktürün falan demek istemiyoruz.»

Sevgiyi isbat için diş söktürmek caiz midir, değil midir? Caiz ise sökebileceklere niçin sökün demek istemiyor? Caiz değilse dişlerinin tamamını söken müslüman hakkındaki fikri nedir? Dişini sökmesi şeriata uygun mudur değil midir?

Konuşmasının devamında şöyle diyor. Mehmet Bilgiç:

«Hani bazı kitaplar çıkmış, kaplama diş ile guslün caiz olmadığını söylüyorlar. Halt etmiş o. Böyle bir kitabı okumazsınız, böyle bir kitabı okuyamazsınız.»

Konuşmasının devamında ise şöyle diyor:

«Öyle eserler biliyoruz ki, dört bin sayfa eser yazılmıştır, dört tane kelimeyi sokmak için Dört kelime ile senin imanına öyle bir hançer saplarlar ki sen hiç farkına varamazsın. Bütün ibâdetleri mükemmel yaptığın halde imandan mahrum olduğun için ölürken kâfir olarak gidersin.»

Sapık mezheplerin bazısında amel imandan cüzdür. Yani bir adam bir ameli yapmazsa kâfir olur. Ehl-i sunnette ise amel imandan parça değildir. Kaplama dişten bahsettikten sonra imanın çalınmasından bahsediliyor. Diyelim ki bir insan kaplama dişin gusle mani olduğunu kabul ederek dişini söktürdü, dişsiz veya müteharrik bir dişle gusletse bu adamın imanı mı gider? Amel imandan cüz müdür?

İmanı bozuk olan kimsenin ibâdetleri nasıl mümkün olur ona hayret ettik.

Biz diş mevzuunu ilmî olarak dergimizde yazıp neşretmiştik. Hanefîde ağzın içini yıkamak farz olduğundan zaruretsiz diş kaplatmanın veya doldurmanın gusle mani olacağını bildirmiştik. Ama Şafiî mezhebinde bulunan bir müslümanın guslederken ağzını yıkaması farz olmadığı için bunun diş kaplatması gusle mani değildir. Maliki mezhebinde de gusle mani değildir. Hanbelide ise manidir. Ulu orta çıkıp ağzın içini yıkamak farz değildir demek nasıl abes ise, ağzın içini yıkamak da farzdır demek abestir. Zira mezheplere göre konuşmak lâzımdır.

Mezhepsizlerin de diş kaplatmaları gusle mani olur mu? Onların belli bir hak mezhepleri olmadığı için, büyük ihtimalle küfre düştükleri için amellerinin kıymeti yoktur.

Mehmet Bilgiç'in idda ettiği gibi dört bin sayfanın içine imanı çalabilecek dört tane kelime konan kitap var mıdır? Yoksa yalan söylemiştir. Yalan söylemekteki maksadı nedir?

Mezhepsizlerin kitaplarında imanı çalan ifadeler vardır. Dört bin sayfanın içinde dört tane değil, yüzlercedir. Mezhepsizlerin kitaplarından başka bozuk dini kitap var mıdır? imanı çalmak isteyen hangi mezhepsizlerse niye açıklamıyor da bazı eserler diyor? Biz imanı çalıcı kimselerin kitaplarını isim zikrederek neşrediyoruz. Sayın konuşmacı da imanı çalacak yeri göstermek şartıyla bu kitapların isimlerini söylemelidir. Kaplama dişi olanın Hanefi mezhebine göre guslünün caiz olmadığını söyleyen kitaplarda iman giderici dört kelime (daha az veya daha çok kelime) var mıdır, varsa bildirsin derhal neşredelim, müslümanların imanları çalınmasın. İman calıcı bu dört kelimeyi açıklamaktan kaçarsa müslümanların küfre düşmesine bile bile sebep oluyor demektir. «Küfre rıza küfürdür» kaidesince bildiklerini açıklamalıdır.

Hayır böyle bir şey yok da karanlığa kurşun sıkıp halkın zihnini karıştırıyorsa iftirasını geri almalıdır. Almazsa müfteri olarak ilân ediyoruz.

Mehmet Bilgiç, bilgiçlik yaptığı konuşmasında, âyet-i kerîme okuyarak mâna vermeye çalışıyor. Acaba buna yetkisi var mıdır, müfessirlik kudreti var mıdır? Yoksa nasıl olur da vehhâbîler gibi âyet-i kerîmelere kendi anlayışına göre mâna verir? Niçin muteber bir müfessirden nakil yapmamıştır? Cevap bekliyoruz.