MEZHEPSİZLERİN MAŞALARI

Dünyanın en büyük belâsı şüphesiz Yahudiliktir. Bunun sun'i adı ise masonluktur. Bütün bâtıl sistemlerin masonların eliyle yürütüldüğünü söylersek mübalağa etmiş sayılmayız. Rusya'daki komünist ihtilâli yapanların ve bu ihtilâle zemin hazırlayan Karl Marks gibi komünistlerin birer Yahudi oldukları bilinmektedir.

Yahudiler bir taraftan komünizmi, diğer taraftan da kapitalizmi dünyaya yaymak için çalışmakta insanları birbirine kırdırmaktan zevk duymaktadır.

İngiliz masonları dinimiz İslâmiyeti yıkmak için asırlardır çalışmış, maalesef oldukça büyük merhaleler katetmiştir. İngiliz masonları İslâmiyet’in nasıl yıkılabileceğini düşünmüş, mezheplerin yıkılması ile İslâmiyet’in yıkılacağını düşünmüşler ve Sıffin savaşındaki hâdiselerin körüklenmesi ve sahabe-i kiramı suçlamakla bu işin rahat gerçekleşebileceğini anlamışlardır.

Dinimizin intişar merkezi olan Arabistan'a din adamı kisvesinde casuslar göndererek «Allah bir peygamber bir, mezhep neden dört oluyor?» şeklindeki propagandalarla koskoca Arabistan'ı mezhep düşmanı mezhepsizlerin eline vermişlerdir. Bu işi yürütenlerin başında Muhammed bin Abdulvehhab bulunduğu için kurdukları mezhepsizliğin ismine vehhabilik adını vermişlerdir. Bir insanın bâtıl bir yol olan mezhepsizliğe kapıldı mı artık onun iflah olması kolay değildir.

Masonların sosyalist uşakları Ruslar da Mısır'da bilhassa Ezher'de İslâm âlimleri ve mezhepler aleyhindeki faaliyetlerine devam etmişler, böylece koskoca Arabistan yarımadasını mezhepsizlik afyonu ile uyuşturmuşlardır.

Mezhepsizliğin liderlerinden olan Cemaleddin-i Efgani ile Muhammed Abduh'un din maskesi altında çalışan mason üstadı olduklarını geçen sayımızda vesikası ile birlikte neşretmiştik. Aynı vesikada «İhvan-ül Müsliınin» hareketinin masonların kontrolü altında faaliyet gösterdiğini açıklamıştık. Masonlar Seyyit Kutub gibi kimseleri maşa olarak kullanmışlar ve idamlarına sebep olmuşlardır.

Bugün dünyada tek İslâm Devleti Yoktur. Arap devletlerinin ekseriyeti sola kaymıştır. Bir ikisi de mezhepsiz olmuştur.

Vehhabiler, «Rabıtat-ül islâm» teşkilâtını kurarak diğer devletlerdeki müslümanları da mezhepsiz yapmak üzere yoğun faaliyete girişmiştir. «Rabıtat-ül islâm» isimli vehhabi teşkilâtının Türkiye'de üyesi bulunmaktadır.

Türkiye'deki mezhepsizler o kadar sıkı çalışmışlar ki maalesef Türkiye ile vehhabi Suud-i Arabistan arasında bir KÜLTÜR ANLAŞMASI imzalanmasına muvaffak olmuşlardır. Bu anlaşma gereği, milyonlarca vehhabi kitabı Türkiye'ye sokulmakta, ücretsiz dini müesseselere dağıtılmaktadır. Bu kitapların bir kısmının isimlerini daha evvel açıklamıştık. Yeni gönderdiklerini de inşaallah yakında açıklayacağız.

Mezhepsizler, mecmuamız aleyhine kesif bir faaliyete girişmişler, saf müslümanları kandırmaya başlamışlardır. Mezhepsizlerin böyle hareket etmesi elbette kendileri için çok normaldir. Fakat mezhepsizlere maşa olup da bizim aleyhimize geçen saf müslümanlara ne diyelim? Dergimizde Ehl-i sünnet aleyhine tek satır bulunmadığı halde bâtıla hizmet ettiğimizi söyleyecek kadar zıvanadan çıkan saf müslümanlara, mezhepsizlerin budala uşaklarına ne demeli?

Komünizm ve masonluk aleyhine çalışmakla bazı müslümanların aleyhine çalışmış oluyormuşuz. Komünizm ve masonluk aleyhine çalışmakla müslüman görünen mezhepsizlerin aleyhine elbette çalışıyoruz. Bu memleketin komünist ve vehhabi olmaması için çalışmak aslî görevimizdir.

Mezhepsizlere sözümüz yok, onlar ellerinden geleni arkalarına koymayacaklardır elbette. Fakat mezhepsizlere maşalık yapan saf müslümanların, bâtıla maşa olmamalarını istiyoruz.

«SOL'A HAYIR» ifademiz mezhepsizleri çılgına çevirmişse de, SOL'A EVET diyerek mezhepsizleri sevindirmemiz mümkün mü? Kendileri hizmet ettiği gibi, ikiz kardeş olan masonlukla solculuğa bizleri de kimse bulaştıramıyacaktır inşaallahü teâlâ.

«Küfür bir millettir.» Bunlardan herhangi birisine, severek destek olan mezhepsizlerin maşalarına yazıklar olsun.