MUTLU OLMAK
Bugün beşerî doktrinlerin her biri, her olayı ekonomi ile izaha çalışmakta, sağlıklı bir ekonomi ile insanların mutlu olacağını iddia etmektedir. Biri diğeri ile mutlu son için insanlığı paylaşma kavgası vererek büyük gürültülere, şiddetli çatışmalara .sebebiyet vermektedir.
Acaba iktisadî kalkınma insanları mutlu kılmaya kâfi gelir mi? Sonra her fert, ruhî yapı itibariyle farklı ihtiyaç ve değişik hazlara sahiptir. Bu bakımdan birini tatmin eden, mutlu kılan bir şey, diğer bir kimseye aksi tesir edebilir. Buna yaş, cinsiyet, iklim, soy gibi hususiyetler de tesir eder.
Ekvatorla kutupları aynı iklim içerisinde mütalâa etmek mümkün olmadığı gibi bütün insanları da aynı ihtiyaçları olan bir robot gibi düşünmek de mümkün değildir.
İktisat kitaplarında ihtiyaçların sonsuz olduğu yazılıdır. Sonsuz olan bu ihtiyaçları temin etmek mümkün olmadığına göre, ekonomi yönü ile mutluluğu hâkim kılma nazariyesi bir hayalden ibaret kalır. Bununla beraber ihtiyaçlarını sınırlayabilen ve bununla iktifa edebilen, şüphesiz bütün ihtiyaçları elde etme peşinde koşandan daha mutlu olur.
Materyalist doktrinlerin bir avuç madde uğruna büyük manaları yitirmemesi, medeniyetleri tahrip etmemesi, insanlık üzerine kurşun bulutlar gibi çökmemesi için kendimizi HOMO ECONOMİCUS derekesine indirmekten kaçınmalıyız.
Dünyada materyalist zihniyet hâkim olduğu için cemiyetler büyük bir buhran içinde yuvarlanıp gitmektedir. Böyle bir cemiyet içinde bile, müslüman fertler, öldükten sonra da insanları yok etmeyen bir nizama inandıkları için maddeci münkirlere göre daha mutlu oldukları inkar edilmez bir gerçektir.
Müslüman ölümden sonra başlayan ebedî ve gerçek hayata inandığı için insanlara maddi yardım yapmakla da, yardımının heba olmayacağını bildiği için mutlu olur. Halbuki materyalistin maddesi azalmakla üzülür, huzuru bozulur, mutsuz olur.
Ne mutlu ölümden sonra başlayan gerçek ve ebedî nizama inananlara...
Muhsin ABAY — İZMİR